16 Nisan 2012 Pazartesi

DIŞ MEKANLAR - BAHÇE MOBİLYALARI

Bahar kendini iyiden iyiye göstermeye başladı. Artık kendimizi her an dışarı atacak durumları oluşturmalıyız. Bunun için evimizin bahçesini yada yazlıklarımızı yeni mobilyalarla süslemekle olur diye düşünüyorum. Sizin için yaptığım araştırmadan sonra bir kaç paylaşımım olacak umarım beğenirsiniz.

Öncelikle Mudo Concept olmazsa olmazımız. Çok çeşitli seçenekler var hatta ihtiyaçlarınızın tamamını burdan yapabilirsiniz diye düşünüyorum.





Özellikle bu son fotoğraftaki tik duş çok hoşuma gitti deniz sonrası güzel bir duşu hakettiniz bence...:)




Sunday


Kama

Skagerak

Bazı fotoğrafları yurtdışı sitelerden paylaştım sizlerle. İncelediğinizde size fikirler verir umuduyla. Havuz kenarında kullanabileceğiniz ürünler benim favorim. İyi siestalar:)

www.villa-schmidt.com




3 Nisan 2012 Salı

ZARİF GENİŞ ESNEK TASARIMLAR

Yüksek tavanlı, çağdaş mimariye sahip, denizin eşsiz maviliğiyle bütünleşen bir ev bugünkü sizlerle paylaşımım. Öncelikle çok iyi bir şekilde bölümlenmiş bir ev karşımızda. Yaratıcılık ve işlevsellik birlikte kullanılmış. Deniz manzarası da artık eşsiz bir noktaya taşımış bugünkü evimizi.
Nettleton 199 / SAOTA © Adam Letch

Renkler özenle seçilmiş beyaz ve siyahın uyumundan yararlanılmış. Alçak mobilyalar seçilmiş genellikle. Ufkumuzu açan her sabah uykudan muhteşem bir manzarayla bizi karşılayan bir evle karşı karşıyayız.
Nettleton 199 / SAOTA © Adam Letch

Tasarımın eşsizliği bizi alıp götürüyor bu perspektifte. Sandalye ne kadar işlevsel kullanılmadan bilinmez olsada apayrı bir görüntü katmış mekana.

Nettleton 199 / SAOTA © Adam Letch

Nettleton 199 / SAOTA © Adam Letch

Yatak odası ve banyomuz için söylenecek pek fazla birşey yok sanırım. Duş teknesi alınları ve lavabomuzun beyaz tonları bana biraz uyumsuz görünse de geçer not alıyor benden :))
Nettleton 199 / SAOTA © Adam Letch

İşte evimizden başka bir kesit. Burdan bakıldığında evden çok sanki bir otel lobisine daha çok benzemiş geniş terasıyla. Aydınlatma için seçilen armatürler alana ayrı bir hava katmış. Kompakt laminant kahverengi duvar eklentileri mekan içim zekice bir zenginlik katmış. Teras ve salon bölümü hem ayrı gibi hemde bütünleşmiş bir durumda ...
Nettleton 199 / SAOTA © Adam Letch

Evimizin dış cephesi içindeki zenginliği kaliteyi dışa vuran grilikte. Bu renk favorim diyebilirim her anlamda. Yapımızın arazi üzerindeki duruşu bana Türkbükü'nde gördüğüm bir site evini anımsattı diyebilirim. Doğadan kopuk değil ve bulunduğu araziye tam oturmuş görüşündeyim. Yan binadaki cephe çözümüne de dikkatinizi çekmek isterim.
Nettleton 199 / SAOTA © Adam Letch

Denizden biraz olsun sıkıldıysanız ki kim sıkılabilir bilmiyorum ama evin arka kısmına atabilir kendini özellikle sıcak öğleden sonraları için güzel bir kaçış mekanı olmuş.

Nettleton 199 / SAOTA © Adam Letch

Nettleton 199 / SAOTA © Adam Letch

Seçilebilecek şık objeleri görmek istersiniz diye paylaştığım bir alan oldu son olarak.

Nettleton 199 / SAOTA © Adam Letch

Nettleton 199 / SAOTA © Adam Letch





31 Mart 2012 Cumartesi

YAPI FUARI - TURKEYBUILD ISTANBUL 2012

Sizlere her sene mutlaka gittiğim Yapı Fuarı ile ilgili yararlı bir kaç bilgi vermek istedim. Her mimar-mühendis veya bir şekilde yapı sektörü ile ilgisi olan herkesin mutlaka ziyaret etmesi gereken bu fuar Beylikdüzü-Tüyap Fuarında 2 Mayıs 2012 itibariyle açılacak.

Bol bol broşür almayı unutmayın daha sonra mutlaka işinizde faydası oluyor. Hem böylece yapı sektörü ile ilgili arşivinizde genişlemiş olur.

Bazı seneler özellikle odaklanılan yapı alt sektörleri canınızı sıkabilir. Örneğin son bir kaz senedir garaj kapıları ön planda kimi zaman garaj kapısı fuarına mı geldim acaba diye kendi kendinize sorarken bulabilirsiniz.

 YAPI FUARI – TURKEYBUILD İstanbul 2012 ONLINE DAVETİYE 

http://www.yemfuar.com/Davetiye/FuarDavetiye.aspx




Fuar Alanı Hakkında

Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nin özellikleri:
  • Toplantı, seminer ve özel görüşmeler için, klimatize edilmiş ve ihtiyaca göre özel olarak döşenmiş ve akustik uygulamalara elverişli, toplam etkinlik alanı 8000 m2 olan 11 adet çeşitli ölçülerde toplantı salonu
  • Tam ofis donanımlı basın, özel protokol ve yönetim odaları
  • Kesintisiz telefon, faks ve kablosuz internet erişimi
  • Uluslararası standartta teknik alt yapı (basınçlı hava sistemi, kullanım suyu, pis su sistemi, toplam 8.000 kw/h trafo gücü ve elektrik donanımı)
  • 4500 araçlık katılımcılar ve ziyaretçiler için açık otopark
  • 25 Tır"lık otopark
  • Özel güvenlik ve kontrol sistemi
  • İlk yardım hizmetleri





Ulaşım ve Konaklama
2 Mayıs - 6 Mayıs 2012 tarihleri arasında YEM Fuarcılık tarafından düzenlenecek
35. Yapı Fuarı - Turkeybuild İstanbul 2012'nin Ulaşım ve Konaklama desteği BONANZA TOURS tarafından verilecektir. Yapı Fuarı katılımcılarına ve ziyaretçilerine özel indirimler sağlayacak Bonanza Tours'un vereceği hizmetler;

* Uçak Bileti
* Otel Rezervasyonu
* Fuar Alanına Ulaşım

BONANZA TOURS
RESMİ SEYAHAT ACENTASI
Cumhuriyet Cad. 185/1 Can Apt.
Harbiye , Istanbul
Tel: 0212-2919933 Fax: 0212-2344999

Detaylı bilgi için tıklayınız.



Katılımcılar İçin
Yerli ve yabancı yeni ürünleri, yeni teknolojileri ve hizmetleri hedef kitlenize uyan 120.000 ziyaretçiye ulaştırmanın en kısa ve etkili yolu.

-Ürünlerinizi Türk kamu ve özel yapı sektörüne tanıtmanın,
-Bağımsız Devletler Topluluğun'da, Balkanlar'da, Ortadoğu'da, Türki Cumhuriyetler'de ve Kuzey Afrika'da iş yapan Türk müteahhitleri ile satış bağlantıları gerçekleştirmenin,
-Hergeçen gün büyümekte ve gelişmekte olan Türk yapı pazarına ulaşmanın, en doğru yolu Uluslararası Yapı Fuarı İstanbul 2011'den geçiyor.



Ziyaretçiler İçin
Yapı Fuarı - Turkeybuild İstanbul, Türk Yapı Sektörünün ve Bölgesinin En Büyük Fuarı niteliğindedir.
Yapı Fuarı - Turkeybuild İstanbul 2012 aracılığı ile geleceğin teknolojileri ve malzemeleri ziyaretçilere açılacak ve ziyaretçilere, rekabet eden yüzlerce katılımcı firmanın sergiledikleri yeni malzemelerini, teknolojilerini ve hizmetlerini karşılaştırma imkanı sağlamaktadır.
Ziyaretçilere, yapı, inşaat malzemesi ve teknolojisi konusunda en son yenilikler tanıtılmakta ve aynı zamanda karar mercii olan üst düzey yöneticilerin görüş ve önerilerini alma, uygulamada karşılaşılan sorunların çözülmesini de sağlamaktadır.



Genel Bilgiler
Düzenlendiği ilk yıldan beri sektör profesyonellerinin verdikleri destek ve katkıyla yapı sektörünün tüm bileşenlerini bir araya getiren en büyük ve en önemli yapı malzemeleri fuarı olma özelliğini taşıyan YAPI FUARI - TURKEYBUILD İstanbul, bu sene de katılımcılara sektöre yön verecek yenilikleri sergileyecek. 1978’den bu yana sürdürülen ve her yıl büyüyerek katılımcı ve ziyaretçi sayısını arttırmayı başaran YAPI FUARI - TURKEYBUILD İstanbul, %30 büyüyerek 81.000 m2 alanda, üretim alanlarına göre gruplanmış 12 ayrı salon ve açık alanda,  yerli ve yabancı yaklaşık 1.100 firma katılımı ve 111.320 ziyaretçi ile gerçekleşmiştir.

26 Mart 2012 Pazartesi

DAĞ EVİ

Hepimizin emeklilik hayalleri olduğu gibi benimde şimdi sizlerle paylaşacağım tarzda bir hayalim var. Doğayı çok seven birisi olarak uçsuz bucaksız yeşilliklerin arasında bir dağ evi hayalim var.
Öncelikle yüksekte olmalı ve bulunduğu araziyi yukarıdan görmeli diye düşünüyorum hep. Evin içinde dolaşırken  doğadan kopmamak için iç mekanda seçilen malzemelerde ahşap olmalı ve dışarıdaki manzaradan bizi koparmamalı.

House A / Dietrich Untertrifaller Staheli Architekten © Bruno Klomfar

House A / Dietrich Untertrifaller Staheli Architekten © Bruno Klomfar

House A / Dietrich Untertrifaller Staheli Architekten © Bruno Klomfar

House A / Dietrich Untertrifaller Staheli Architekten © Bruno Klomfar

House A / Dietrich Untertrifaller Staheli Architekten © Bruno Klomfar

Salonlar doğal lamine parke ve ıslak hacimler doğal taş olmalı mutlaka. Tavan içinde kısmen ahşap kullanabiliriz unutmuyoruz evimiz doğanın tam ordasında...

House A / Dietrich Untertrifaller Staheli Architekten © Bruno Klomfar


Islak hacimlerde ise beyaz favorim her zaman huzur ve şıklığın temsilcisidir. Seçilen armatürler basit ama kaliteli olmalı. İşlevselliği de unutmayalım Villeroy&Boch her zaman bu konuda favorimdir.
Bir kaç fotoğraf paylaşıp zihnimdeki fikrimin sizde de oluşması adına yardımcı olabilir belki.


House A / Dietrich Untertrifaller Staheli Architekten © Bruno Klomfar

House A / Dietrich Untertrifaller Staheli Architekten © Bruno Klomfar

24 Mart 2012 Cumartesi

Birleşik Arap Emirlikleri'nde Real Madrid Adası



23.03.2012


2011 yılında Fly Emirates havayolu şirketi ile 5 yıllık sponsorluk anlaşması imzalayan İspanyol spor klübü Real Madrid, Birleşik Arap Emirlikleri ile olan ticari bağını daha da ileri taşıyor. Birleşik Arap Emirlikleri'nin Ras Al Khaimah bölgesinde açılacak'Real Madrid Resort Island'ın tanıtımı, Santiago Bernabeu Stadı'nda yapıldı.



Zaman Gazetesi'nin haberine göre Real Madrid kulübü başkanı Florentino Perez, ''Hedef, Real Madrid'ten keyif alan milyonlarca vatandaşa dünyada tek olan bir tesis inşa etmek. Real Madrid ve futbola odaklanmış temalı parkı ile turistik bir tesis olacak. Burayı ziyaret eden, futbol tarihinin en iyi kulübünün bir parçası olacak. Bu, kulübün sonsuz olması için atılmış yeni bir adımdır'' şeklinde konuştu.



2015 Nisan ayında açılması öngörülen ve içinde 5 yıldızlı bir otel, 60 bungalov, Real Madrid müzesi, havuz ve cimnastik salonları, futbol sahası olacak 'Real Madrid Resort Island' için yaklaşık 1 milyar dolarlık bir yatırım yapılacak. 'Real Madrid Resort İsland'ı yılda 1 milyon kişinin ziyaret etmesi beklenirken, İspanyol gazeteleri söz konusu projenin Real Madrid'e yıllık 25 milyon avro kazandıracağını iddia etti. Real Madrid, dünyada en fazla gelir sağlayan kulüpler arasında son 7 yıldır ilk sırada bulunuyor.



  Real Madrid Resort Island

  Presentación Real Madrid Resort Island

23 Mart 2012 Cuma

Çanakkale köprüsü ihalesinde sona yaklaşıldı


Çanakkale Boğazı’na yapılması planlanan köprü ihalesinde son aşamaya yaklaşıldı. 2011 yılında ihaleye çıkılması planlanan köprünün ÇED raporundan muaf olamaması ihalenin 2012’ye sarkmasına sebep olmuştu. Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir Otoyol Projesi'nin en önemli parçalarından biri olan köprünün 1.5 milyar dolara mal olması planlanıyor.

 

Karayolları Genel Müdürlüğü, Çanakkale Köprüsü ve 370 kilometrelik otoyolun, yap-işlet devret (YİD) yöntemiyle ihale edilmesi için Yüksek Planlama Kurulu'na (YPK) başvurmuştu. Ancak ÇED raporu için bekleyen ihalenin 2012’nin başında gerçekleştirilmesi bekleniyor.

Otoyol projesinin toplam maliyetinin 6 milyar TL düzeyinde olduğu belirtilirken, proje kapsamında Çanakkale'ye 2 bin 800 metre uzunluğunda bir asma köprü inşa edilecek.

İstanbul'a kurulacak olan 3'üncü Boğaz Köprüsü ve İzmit Körfez Geçişi Projesi'yle birlikte ulaştırma sektörünün üçüncü büyük boyutlu yatırımı olan Çanakkale Boğaz'ı Köprü Geçiş Projesi de sessiz ve derinden ilerliyor.
Çanakkale'nin de iki yakasını köprüyle bir araya getirecek projede ihale aşamasına geldi. Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü, proje kapsamında çıkılacak ihaleyle ilgili 'izin' almak üzere Yüksek Planlama Kurulu'na (YPK) başvurdu. Çanakkale Boğazı'na yapılacak köprü için daha önce belirlenen Sarıçay-Kilitbahir güzergâhı, tarihi Gelibolu Yarımadası'na zarar vereceği endişesiyle, Sütlüce (Gelibolu)-Şekerkaya (Lapseki) olarak değiştirildi. Güzergahın değişmesi ile köprünün boyu da uzadı. Sançay- Kilitbahir arasındaki eski güzergahta bin 400 metre olan iki ayak arasındaki uzunluk, Sütlüce-Şekerkaya arasındaki yeni güzergahta bin 600 metre olacak. 

Dünya 4.’sü olacak
Dünyanın en uzun 4'üncü asma köprüsü olacak yeni köprünün direklerden sonraki bölümleriyle birlikte toplam uzunluğu 2 bin 800 metre olacak. Bağlantı yollarının da eklenmesiyle köprü projesinin toplam uzunluğu 3 bin 860 metreye çıkacak. Üç gidiş üç geliş olmak üzere toplam altı şerit olarak inşa edilecek köprü, 370 kilometre uzunluğunda olacak. Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir Otoyol Projesi'nin en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Maliyeti yaklaşık 6 milyar TL olarak tespit edilen otoyol projesi içinde yer alacak Çanakkale Köprüsü'nün maliyetinin ise 1.5 milyar TL civarında olması bekleniyor. 
Çanakkale Köprüsü, Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir Otoyolu Projesi ile birlikte yap-işlet-devret modeli ile ihale edilecek. 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Aralık ayı başında Gelibolu-Keşan duble yolunun açılış töreninde yaptığı konuşmada hedeflerinin Çanakkale Boğaz Köprüsü'nü 2023 yılına kadar yapmak olduğunu söylemişti. 
Gelibolu-Keşan Korudağ arasındaki 44 kilometrelik duble yol sathi kaplama olarak ulaşıma açılırken,  yaklaşık 34 milyon TL harcanarak yapılan yolun sıcak asfalt çalışmasının ise 2012 yılında tamamlanması planlanıyor.

Araziler değerlendi
Köprü güzergahının Sütlüce (Gelibolu)-Şekerkaya (Lapseki) olarak değiştirilmesi bölgedeki arazilerin değerlenmesine neden oldu. Sütlüce ve Şekerkaya’da arazi fiyatlarının 3-5 katı arttığı belirtiliyor.

Çanakkale Emlakçılar Dayanışma Derneği Başkanı Lütfi Dara, Çanakkale Merkez-Lapseki arasındaki arazilerin yüzde 50 oranında değerlendiğini söylüyor.

Çanakkale köprüsünün Çanakkalelilerin gündeminden düştüğüne işaret eden Dara, “Köprü söylentilerinin başladığı dönemde bir heyecan yaratılmıştı ama şimdi halkın gündeminden düştü. Köprünün bağlantı yollarının Çanakkale kent merkezinden geçmeyecek olması da esnafta heyecan yaratmıyor. Şu anda köprü Çanakkalelilerin gündeminde değil” diyor.

Gelibolu’da emlakçılık yapan Dondurmacılar Emlak Ofisi’nin sahibi Burhan Dondurmacı, Keşan-Eceabat arasındaki yola sınırı olan arazilerin dönümünün bundan iki yıl öncesine kadar 5-15 bin TL arasında satılırken bugün 25-50 bin TL arasında değişen fiyatlardan satıldığını söylüyor.

Bölgede arazi fiyatlarının köprü haberlerinin gündeme gelmesiyle 3-5 misli arttığına işaret eden Dondurmacı, “Özellikle Sütlüce Köyü’nün tersane yeri ilan edilmesiyle birlikte bölgede arazi bulmak güçleşti. Köprü haberleriyle birlikte de arazi sahipleri arazilerini tutmayı tercih ediyorlar” diyor.

Köprünün güzergahı üzerinde yer alması planlanan Lapseki’de de arazi fiyatlarında yükselme gözlemleniyor.
Gür Emlak’ın sahibi Nihat Gür, otoyol güzergahında yer alan Lapseki-Çan-Biga gibi ilçeler ve köylerinde arazı fiyatlarının 2-3 katı arttığını söylüyor.

Köprü söylentilerinin ardından bir müddet arazi fiyatlarında değişim yaşanmadığına işaret eden Gür,  “Bahsettiğimiz güzergahta bundan iki yıl önce dönümü 400 lira ile 10 bin lira arasında değişen arazilerin şu anda fiyatları 800 lira ile 25 bin lira arasında değişiyor. Bölgemizde fiyatlar çok fazla artmadı. Gelibolu’da artışlar bölgemize oranla çok daha yüksek” diyor.   


Köprü güzergahı nasıl olacak?
İstanbul'un trafik sorununa çözümün de parçası olan Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir Otoyolu Projesi, Avrupa'dan gelerek Ege ve Akdeniz'e gidecek trafiğin Çanakkale üzerinden geçmesini sağlayacak. Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir Otoyolu, Kınalı Kavşağı'nda Kuzey Marmara Otoyolu ile buluşacak. Ardından, Tekirdağ'dan geçip, Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinin 7.5 kilometre güneyindeki Sütlüce köyünden Çanakkale Boğazı'na ulaşacak. Boğaz'ı asma bir köprü ile geçecek olan otoyol, Anadolu yakasında ise Çanakkale'nin Lapseki ilçesinin 2.5 kilometre güneyindeki Şekerkaya mevkiine ulaşacak. Tekirdağ-Çanakkale- Balıkesir Otoyolu, daha sonra Lapseki-Çan-Yenice ve ivrindi güzergahını izleyerek, Balıkesir'in Savaştepe ilçesinde Gebze-izmir Otoyolu ile birleşecek. 

İstanbul'a 3. Havalimanı Şart

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Orhan Birdal, Atatürk Havalimanı'ndaki yoğunluğun dördüncü pist yapımı ile ortadan kaldırılamayacağını ifade ederek, bu konudaki tek çözümün İstanbul'a yapılacak 3. havalimanıolduğunu söyledi. Zaman Gazetesi'nin Mustafa Gün imzalı haberine göre, yapılması planlanan yeni pistle ilgili açıklamalarda bulunan DHMİ Genel Müdürü Birdal, projelendirilen yeni pist konusunda sunulan önerileri değerlendirdiklerini ancak bunun çok yüksek maliyetle inşa edilebileceğini söyledi. Havalimanındaki her alanı en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştıklarını dile getiren Birdal, askerî alanın devredilmesi ile yeni alanlara uçak parkı yapacaklarını kaydetti. Türk Hava Yolları'nın (THY) filosunun büyümesi ve İstanbul'a uçmak isteyen yeni havayolu şirketleri nedeniyle Atatürk Havalimanı'ndaki yoğunluğun tam manasıyla çözümünün mümkün olmadığına dikkat çeken Birdal, askerî havalimanının kaldırılması sonrası ortaya çıkacak alanda yeni pist yapılsa bile ileride yine yoğunluğun sorun oluşturacağını dile getirdi.

Orhan Birdal, THY Genel Müdürü Temel Kotil'in, 'Atatürk Havalimanı'ndaki yoğunluğa çözüm bulunmadığı takdirde hub'larını (merkez) bölmek zorunda kalacakları' yönündeki açıklamasına da cevap verdi. Kendilerinin havalimanındaki yoğunluğun azaltılması konusunda tüm imkânları seferber ettiklerini belirten Birdal, "Havayolu şirketlerinin gözdesi Atatürk Havalimanı'ndaki yoğunluk artarak devam eder. Bu yüzden, filosu büyüyen THY, buradaki operasyonlarını bölebilir. Doğrusu da budur. Sabiha Gökçen Havalimanı da değerlendirilmeli." diye konuştu. 

Orhan Birdal, Atatürk Havalimanı'nda katıldığı DHMİ Çalıştayı'nın ardından, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Atatürk Havalimanı'nda birçok acil çözüm gerektiren konunun bulunduğunu ifade eden Birdal, çözümlerin kalıcı olabilmesi için üçüncü havalimanının yapılması gerektiğini söyledi. Atatürk Havalimanı'nın İstanbul'un ortasında kaldığını dile getiren Birdal, havalimanı çevresindeki yapıların yıkılması halinde dahi geçici çözüm üretileceğini belirtti. 3. havalimanı konusunda çalışmaların devam ettiğine dikkat çeken Birdal, "Şu anda niyet süreci yaşıyoruz. Bu konuda en üst makamlarımızın da isteği var. Bu neticelendiği zaman yapım sürecine geçilecek. Takvim vermem şu an için mümkün değil. Konumuz Atatürk Havalimanı için en iyiyi bulma arayışı." diye konuştu.

15 Mart 2012 Perşembe

Sıradışı Ev Aksesuarlarının Adresi Bonvagon 25 TL Kazandırıyor!

Henüz tanışmamışlar için belirtelim. Bonvagon, “gezer, seçer, getirir!” mottosuyla geçtiğimiz Eylül ayında yola çıkmış ve kısa sürede popüler hale gelmiş bir alışveriş kulübü.

Her gün sıradışı tasarım ürünler, özenle seçilmiş markalar ve ilginç aktiviteleri %70’e varan fiyatlarla üyelerine getiren site, dekorasyon alanında da tarzını koruyor ve alışılmışın dışında ürünler sunuyor. Londra’nın renkli yastıklarıyla bilinen welovecushions, dünyaca ünlü Habitat, Alessi, lüks dekorasyonun ismi Haremlique gibi birçok marka Bonvagon’un dekorasyon pörtföyünde.

Türk tasarımcıları buluşturdu.

Bonvagon’u heyecanla takip etmemizin bir diğer sebebi de tematik kampanyaları. Bu hafta Sıra dışı Tasarımcılar, Konuşan Tasarımlar isimli kampanyasıyla Türkiye’den seçtiği 27 tasarımcıyı, en orijinal ürünleri ile birlikte tasarım tutkunlarının karşısına çıkarıyor. Aida Pekin, Karaca Erdem, Dani Benreytan, Itır Saran’ın da içlerinde bulunduğu tasarımcıların eşi görülmemiş tasarımları sadece bir kaç tık ile ulaşılabilir hale getiriyor. Gelecek aylarda bizi bekleyen sürprizlerden ilk önce haberdar olmak için merakla Bonvagon’u takip ediyoruz. www.bonvagon.com’a hala üye olmadıysanız, acele edin deriz. Çünkü Mart ayı boyunca Bonvagon'a davet ettiğiniz her arkadaşınız sayesinde hem siz hem de arkadaşınız 25TL kazanıyor!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

13 Mart 2012 Salı

Dekorasyonda Detayların Önemi



Nisan ayı itibariyle Brandlife'ta Dekorasyon bölümünü hazırlayacak olan Dekoratör Pınar Küçük, sadece birkaç küçük dokunuşla mekanın bütün atmosferini değiştirebilecek kurgular yaratabiliyor. Dekorasyonunu kısa bir süre önce tamamladığı evininin detaylarında yeni dekorasyon önerileri bulabiliceksiniz.
Pınar Küçük'ün ın tarzı yalın bir çizgiye sahip, bu yalınlığı doğal renkler ve detaylarda kullanılan objeler çeşitlendiriyor. Modern bir anlayışa sahip olan tasarımlarında göze çarpan detaylar görmek mümkün. Evin genel atmosferinde çağdaş Türk sanatçılarının farklı tekniklerdeki eserleri, kristal ama yalın çizgideki cam objeler, gümüş objeler, mumlar, koleksiyonluk kitaplar, canlı çiçekler ve Pınar Küçük'ün sehpa, tepsi düzenlemelerinin yarattığı hareket dikkat çekiyor.



Bilindik malzemeleri farklı yüzeylerde kullanarak mimariye yeni bir yorum getiriyor. Modern ve özgün bir dekorasyona sahip olan evde konfor ön planda. Evin her köşesi yeniden fonksiyon kazandırılarak kullanılmış. Her mekan sanatla iç içe, dekoratör Pınar Küçük, tablolara bağlı olarak mekanları kurguladığını belirtiyor, dekorasyonda önde gelen tasarımcıların mobilya ve aydınlatma elemanlarını kullanmanın yanı sıra kendi tasarımlarına yer veriyor. Bazen de çok uygun fiyatlı ve seri üretim olan bir mobilyayı rengini değiştirerek, malzemesine müdahalede bulunarak kendi tarzına adapte ediyor.



Evin giriş kapısında farklı bir malzeme dikkatimizi çekiyor, yer parkesinden yapılan kapının verdiği etki yer döşemelerinde ve salonun ortasında yer alan şöminenin kaplamasında da devam ediyor. Bu tavır mekanda bütünlük sağlarken aynı zamanda sıcaklık sağlıyor.

Salonu girişten ayıran seperasyonlar, Pınar Küçük'ün kendi tasarımı, Türk motifleriyle süslenmiş metal seperasyonlar spotlarla vurgulanmış. Girişin sol tarafında ise sizi Mehmet Gün imzalı bir tablo karşılıyor. Ana salonda toprak tonları hakim, griler ve bejler toprak tonlarına eşlik ediyor. Duvarlardaki tablolar, sehpaları süsleyen objeler ve mekandaki canlı çiçekler ise sıcak renklere sahip. Salon üç bölümden oluşuyor; misafirlerin ağırlanacağı sohbetlerin edileceği ve bahçeye açılan oturma alanı, tv seyretmek için oturma alanı ve yemek masasının bulunduğu bölüm. Her iki oturma alanını şömine bölerken, yemek masasının bulunduğu alan salondan istenirse cam kapılarla ayrılabiliyor.



Ana oturma alanında Studio Punto, İsmail Öncügül tasarımı aydınlatmalar dikkat çekiyor. TV ünitesinin bulunduğu alanda ise Pınar Küçük imzalı tasarım jardiniyere rastlıyoruz. Sade bir çizgiye sahip jardiniyerde malzeme olarak ayna tercih edilmiş ve bu mekanın içine ışığı çekmeyi sağlamış. TV salonunda, mekana işlev kazandırış biçiminin ilk ipuçlarını içki dolabında görüyoruz. Kapağı içeriye doğru kaydırılarak açıldıktan sonra mini bara dönüşen bu dolap kimi zaman kapalı kimi zamanda açık kullanılarak mekana dahil edilebiliyor.



Yemek masası Molteni , masayı aydınlatan avize ise Frostier tasarımı. Yemek masasına eşlik eden jardiniyerde de Pınar Küçük imzasını görüyoruz. Burada aynı malzemeyi daha farklı detaylarla süsleyerek kullanmış; masanın minimal çizgisi ve aydınlatma elemanın malzemesinin mekana getirdiği soğuk his, jardiniyerde kullanılan aynanın kristalize kesimiyle kırılıyor. Yemek salonunda büfeye rastlamıyoruz, mekana farklı bir yorum getirilirek gizli dolaplara yer verilmiş. Mekanda simetrik olarak yerleştirilen bu dolaplardan biri sofra takımlarının saklanması için kullanılırken, diğeri yemek salonu ile mutfağı birbirine bağlayan kapı görevi görüyor.



Yaşam alanı katında yer alan tuvalet ise iki bölüm olarak planlanmış ve bu mekana tuvalet masası da eklenmiş. Tuvalet masası olarak kullanılan jardiniyerin malzemesi eskitilmiş ayna ve gizli çekmecelerinde kişisel bakım eşyaları yer alıyor. Tuvalet masasının bulunduğu duvara aynalar ve küçük çerçeveli resimler bir arada asılmış. Bu mekana ışığı taşıyan öge lavaboda kullanılan oniks mermerinden yapılı olan lavabo oluyor.

Ebeveyn yatak odasının yer aldığı üst kattaki yaşam alanında ise toprak tonlarına gri ve detaylardaki pembeler eşlik ediyor. Bir duvarında boydan boya kitaplığın yer aldığı bu alanda, tv unitesi de bulunuyor. Duvarda aslı olan Gülay Semercioğlu imzalı tablonun renginin izini dekorasyonda koltuklarda kullanılan yastıklarda sürebiliyoruz. Bu bölümde ise Pınar Küçük tasarımı olan modern bir yoruma sahip divan bölümünü görüyoruz, mermer bir zemin üzerine kurgulanan divanda endüstriyel kumaşlara geleneksel dokulu yastıklar eşlik ediyor. Orta sehpada ise; Ikea'nın sıradan bir sehpasının üzerine mermer kestirerek farklı bir yorum getirmiş.